Görsel Kaynak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Görsel Kaynak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2020

Eski Atina'da Gelin Alayı, Analiz Sorularıyla Birlikte..

Dilara Kahyaoğlu

Eski Atina'da evlilik, gelinin baba evinden törenle alınıp koca evine götürülmesi ile başlıyordu. Anadolu'da bugün bile sürmekte olan adetlerle olağanüstü bir benzerlik vardır. Aslında günümüz modern dünyasının bir çok yerinde benzer adetler gözlenebilir.

Atina'da Gelin Alayı, British Museum
Bu resim bir pyksis üzerine çizilmiş.
Pyxis:  Antik çağda, içine takıların veya makyaj malzemelerinin konduğu kapaklı seramik kutudur. Kapağın ortasında bir tutamağı vardır. MÖ  V. yüzyılın sonlarında  pyxislerin kapaklarına tunçtan halka şeklinde bir kulp eklenmiştir. Aşağıya bir tane pyksis örneği aldım.


Yukarıdaki sahneyi uzmanlar şöyle yorumluyor.

1. Olasılıkla gelinin annesi olan bir kadın yarı açık kapıdan giden alayı gözlüyor. 

2. Bir sonraki kadın, lebes gamikos yani evlilik kasesi denilen büyük bir kap taşıyor. Bu kapların kazılarda ele geçen örneklerinde üzerlerinin genellikle evlilik sahneleri ile süslenmiş olduğu görülmektedir. Evlilik törenlerinde hediye olarak verilen bu kap bu nedenle evlilikle ilişkilendirilmiş ve evlilik kabı olduğu düşünülmüştür. Aşağıya bir örnek aldım. 

15 Aralık 2019

Knossos Sarayındaki Duvar Resimleri Ne Kadar Gerçek? Yazılı Kanıtlarla Desteklenmeyen Görsellerde Yorumlama Sorunu

Dilara Kahyaoğlu

[Bu yazıda yazılı kaynakların olmadığı veya az sayıda olduğu dönemlere ait görsellerin, buluntuların  yorumlanmasında ne derece gerçeğe yaklaşılmaktadır, eski görseller bize ulaşırken bozulmaya uğruyor mu, kanıt nedir, inanç nedir, teori nedir, kuşku iyi bir şeydir ama nereye kadar kuşku duyulmalı gibi konuları tartışıyor, soru soruyorum.]
Knossos Sarayı'ndan Bir Duvar Resmi, Girit.  
Orijinallerin parçaları şuradadır: Ulusal Arkeoloji Müzesi, Atina, Yunanistan / Bridgeman Sanat Kütüphanesi.

Minoslu sanatçılar bina duvarlarını canlandırmak için sıva üzerine canlı renklerle boyanmış büyük duvar resimleri yapmışlardır. Bu resim Knossos'taki sarayda, havada takla atmakta olan bir gencin bir boğanın üzerinde gerçekleştirdiği akrobatik performansı gösteriyor. Bazı bilim insanları bu tehlikeli sıçramanın dinsel bir nedeni olduğunu düşünüyor. Yani onlara göre bu gösteri bir dinsel ritüel. Bir kısım bilim insanı ise bu gösterilerin sadece eğlence amacıyla yapıldığını, sirkteki gösterilerden bir farkı olmadığını dile getiriyor.

İşin doğrusu amaçlarının ne olduğunu bilemiyoruz. Sadece tahminde bulunuyoruz çünkü elimizde bunu neden yaptıklarını bize anlattıkları bir yazılı belge yok. Sadece görsellerden yola çıkarak yapılan yorumların yüzde yüz doğru olduğunu düşünmek hatalı bir yaklaşımdır hatta bu konularda yorum yapanların dili tartışılmaz bir kesinlik taşısa bile yine de bir kuşku payı bırakmalıyız çünkü bu resimleri günümüzün bakış açısıyla yorumluyoruz. Gerçekte binlerce yıl önce yaşamış bu insanların kültürüne tam anlamıyla nüfuz edebilmiş değiliz. Bu yorum, yazılı belgeleri hiç olmayan veya az sayıda olan kültürler için söz konusu.  Oysa Mısırlılar ve Sümerlerden bize ulaşan; kendilerini ifade ettikleri, kültürlerini anlattıkları o kadar çok yazılı belge var ki. Bu nedenle bu uygarlıkların görsellerini doğru yorumlamakta oldukça başarılıyız. O yorumlara güvenebiliriz çünkü onlar yazılı kanıtlarla, bilimsel bulgularla desteklenmektedir.

04 Mart 2019

Dolmabahçe Sarayı'nı bir de bu gözle gezelim...

Dilara Kahyaoğlu

Fındıklıdan Saray'a bakış..
Sanatçı: Pascal Sebah (1823-1886)
Bu fotoğraf önemli. Bugün ortadan kalkmış olan saraya ait yapılar burada görülüyor ve sarayın yapıldığı dönemde nasıl bir peyzajın hakim olduğuna dair fikir ediniyoruz.

Anadolu'nun ve Balkanların; Türk-İslam dönemine ait saray ve yönetim mekanlarının, kamusal binalarının çoğu günümüze erişmemiştir. Örneğin Anadolu Selçuklu ve Beylikler Dönemi saraylarından -istisnalar olmakla birlikte- geriye yalnızca arkeolojik kalıntılar ve yıkıntılar kalmıştır. Erken Osmanlı Döneminde Bursa, Edirne ve Fatih'in; Fetih'ten sonra İstanbul'da yaptırdığı ilk saray olan Eski Saray, belgelerden bildiğimiz; Filibe, Dimetoka, Manisa ve Üsküdar saraylarından çok küçük kalıntılar kalmıştır. Bu sarayların mimari özelliklerini, görünümlerini yazılı ve minyatür, gravür gibi görsel belgelerden öğreniyoruz.

Sağlam bir şekilde günümüze ulaşan saray, yazlık saray ve kasrların çoğu 19. yüzyılda yapılmış binalardır. Topkapı Sarayı gibi daha eski olup da günümüze kadar ulaşan binaların çoğunda zaman içinde büyük değişiklikler yapıldığını da hatırlamak gerekir.
1. Hazine Kapı'dan Saraya Giriş: Saat Kulesi'nin bulunduğu alandan...
Hazine Kapı
Sarayın dışa dönük kısmında bulunan bezemeli demirdöküm kapı kanatlarının her birinin ağırlığı 3 tondur.
Kapının üstündeki tuğranın altında 1853 tarihi bulunmaktadır.
1848 yılında yapımına başlanan saray 1856 yılında tamamlanmıştır. Bu tarih aynı zamanda Islahat Fermanının da ilan edildiği tarihtir. Yurt dışından ilk borcun da 1854 yılında alındığını hatırlayalım. Çoğu tarihçi/yazar bu borcun nedeninin Dolmabahçe Sarayı'na yapılan masraflar olduğunu öne sürmüştür. Örneğin Kuban bu konuya şöyle değinmiştir: "Abdülmecit'in Dolmabahçe Sarayı, başlayan yeni dönemin anıtsal bir jestidir. Saray çok pahalıya mal olmuş ve Kırım Savaşı sırasında (1853-56) Avrupalı bankerlerden alınan büyük miktardaki yabancı borçlarla tefriş (döşenmiş) edilmiştir." [Kuban 369]

10 Şubat 2019

Midas'ın Kulakları: Değerler Üzerine Eleştirel Düşünme Çalışması

Dilara Kahyaoğlu
2002-2019


Müzik yarışması
Midas’ın Kulakları öyküsünü biliyorsunuzdur. Hani Midas isminde bir kral tanrıların arasında yapılan müzik yarışmasında hakem olarak seçilir de sonra başına gelmedik bela kalmaz ya... İşte bu tanrılardan Pan, bir tür flüt çalmakta, Apollon isimli tanrı ise lir çalmaktaymış. Midas’a da "kim en güzel çalıyor sen seç, seni hakem ilan ettik" demişler. Midas’ın bu işe canı sıkılmış, ne de olsa bunlar tanrıymış, işlerine karışmak pek iyi sonuçlar doğurmayabilirmiş. Ama ne yapsın çaresiz razı olmuş. Önce Pan’ı dinlemiş sonra Apollon’u. Lirin sesi ona çok yabancı gelmiş, hoşuna gitmemiş. Müzik de tanıdık bir ezgi değilmiş, Pan’ın çaldığı flüt ise öyle bir canını yakmış öyle etkilemiş ki onu, kendi ülkesinin müzik aleti olan kavala benzetmiş flütü. Onun ülkesi çobanların ülkesiymiş, koyunların sürüler halinde dolaştığı, çobanların kaval çaldığı Frig ülkesi... İçinden geldiği gibi konuşmuş; "Pan birinci" demiş "en güzel o çalıyor." Bunun üzerine Apollon çok sinirlenmiş “sen müzikten hiç anlamıyorsun, senin kulaklarının eşek kulağından farkı yok” demiş. Ve o anda Midas’ın kulakları eşek kulağı haline gelivermiş.

09 Ocak 2019

Yakın Tarih: 1970'lerde Türkiye'de Siyasi Durum

Dilara Kahyaoğlu
2018


Türkiye, 70'lerin ortalarından (1974) silahlı kuvvetlerin darbeyle iktidara geldiği 12 Eylül 1980'e kadar çok yoğun şiddet olaylarına sahne oldu. Kaos durumunun hakim olduğu, can güvenliğinin tamamen ortadan kalktığı, şiddetin her gün artarak tırmandığı, binlerce ölümün, yaralanmanın olduğu o dönemi düşük yoğunluklu iç savaş olarak isimlendirmek yerinde olacaktır.

12 Mart Biterken ve Dönüm Noktası Olarak 1974 Yılı
Neden 1974? Hatırlayalım[1] Ecevit başkanlığındaki CHP 1973 (14 Ekim 1973) seçimlerinde görece olağanüstü başarı göstererek hükumet kurma şansını yakalamıştı. Ama bu başarı tek başına hükumet kurmasına yetecek bir başarı da değildi[2]. Ecevit, MSP (Erbakan genel başkandı) ile anlaşarak ilk koalisyon hükumetini kurdu ve 26 Ocak 1974'te cumhurbaşkanınca onaylanarak göreve başladı.  Yalnız, meşhur bir deyişle söylersek;  CHP hükumet olmuştu ama iktidar olamamıştı. [3]

17 Aralık 2018

Gundestrup Cauldron - "Kelt Kazanı"

Dilara Kahyaoğlu
2018
Gundestrup Cauldron (kazanı)
Çap: 69 cm, Yükseklik: 42 cm, toplam ağırlığı 9 kilodan az
Kopenhag'daki Danimarka Ulusal Müzesinde sergileniyor
Dış levhalar b, g ve e görünüyor
1891 yılında Danimarka'nın Gundestrup mezrasına yakın bir turba bataklığında bulunan bu tasın hangi döneme ait olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Zengin simgesel sahnelerle süslü gümüş kabın geniş zaman diliminde MÖ 200 ile MS 300 (dar zaman diliminde MÖ 1. yüzyılın II. yarısı) arasında üretildiği sanılmaktadır. Önce kazanın bulunduğu bölgenin bir zamanlar kuru bir arazi olduğu daha sonra kademeli olarak turbanın yayılmış olabileceği düşünülmüş ama 2002'de yapılan araştırmalar kazanın turba arazisi mevcutken oraya saklandığını göstermiştir. Eğer bu doğruysa yani kazan doğrudan doğruya bataklığa atılmışsa bundan tek bir anlam çıkar: Kazan geri dönüşü olmayacak bir şekilde yok edilmiştir. Parçalanmış bir şekilde bulunmuş olan kazan uzmanlar tarafından sonradan birleştirilmiştir. Bu konuda da tartışmalar var çünkü bazı uzmanlar kazanın bu birleşiminin yanlış olduğunu savunuyorlar. [1]

30 Kasım 2018

Hristiyanlık, Kilise ve Papalık

Dilara Kahyaoğlu
1998-2018
https://www.wdl.org/en/item/4108/view/1/7/
Nürnberg Chronicle'da Meryem Ana, Çocuk İsa ile birlikte resmedilmiş.
Kitap bu görselle başlatılmış. 
Hıristiyanlık;  İsa’nın yaşamını kişiliğini, öğretilerini temel alan din olarak tanımlanabilir. Hıristiyanlık, Filistin'deki Yahudi toplumu içinde bir muhalif akım olarak ortaya çıkmıştır. İsa ve havarileri birer Yahudi idi ve Yahudilik inanışına göre beklenen “Mesih” (kurtarıcı, kutsanmış anlamında üzerine yağ sürülmüş demektir) İsa’nın kendisinden başka bir şey değildi. Elbette bu inanışa İsa ve havarileri sahipti, diğer Yahudi toplumu üyeleri ise bu inanışı öfke ve tepkiyle karşılamışlar, İsa’nın, Mesih olduğunu kabul etmemişlerdir (Mesih'in Yunancası “Hristos”tur. Hıristiyanlık kelimesi de buradan yaratılmıştır).

06 Nisan 2018

Latin Harflerinin Kabul Edilmesini Destekleyenler ve Karşı Çıkanlar

Dilara Kahyaoğlu
2018
Yeni harflerin tanıtımı amacıyla yapılan gösterilerden bir sahne
Osmanlıca aynı harflerle yazılan Gül, Gel ve Kel kelimelerinin, yeni harflerle nasıl farklı yazıldığı gösterilmiş.


Aslında Latin harflerine geçilmesi gerektiğini II. Meşrutiyet'ten beri savunan bazı yazarlar vardı. Hüseyin Cahit Yalçın, Abdullah Cevdet, Celal Nuri İleri ve Kılıçzade Hakkı bunu savunuyorlardı. 
Celal Nuri 1921'de şunları yazmıştı: 
"... Harf değiştirmekle bizde yeni bir devr-i zihni (düşünce dönemi) başlayacaktır." 

30 Mart 2018

Örnek Ödev/Sınav/Tartışma Soruları: Sümer, Mısır ve Tarihçilik Üzerine


Dilara Kahyaoğlu
2004

SORU
1. Sümer Uygarlığı’nın en karakteristik özelliği nedir? Yani Sümerler için en tipik, Sümerlere özgü, onu en iyi ifade eden özelliği bulunuz. Tek bir özellik seçerek neden onu seçtiğinizi açıklayınız.

2. Mısır Uygarlığı'nın belli başlı özellikleri nelerdir?

3. Şimdiye kadar öğrendiğiniz TÜM uygarlıkları kendinize göre bir kriter oluşturarak sınıflandırınız. Bunu bir şemada/tabloda gösteriniz.

21 Mart 2018

Çalışma : İnsanların Henüz Olmadığı Bir Dünya

Dilara Kahyaoğlu
2004

KAYNAK  1: Zaman Çizelgesi

Dünyamız bugüne gelene kadar hangi aşamalardan geçti


* 4600 Milyon yıl önce: Dünya oluştu

* 2500 milyon yıl önce: Sularda tek hücreli deniz canlıları meydana geldi. Devrin sonuna doğru buzullaşma görüldü.

* 280 milyon yıl önce: Kuzey yarımkürede çöl iklimleri yaygınken güney yarımkürede buzullaşma görüldü.

02 Mart 2018

Sümer Silindir Mühürleri

Dilara Kahyaoğlu
2018 Mart


"Mezopotamya tarafından sanata yapılmış en önemli katkılardan biri silindir mühürlerdir. Başlangıçta gönderilen ya da depolanan malların sahiplerini tanıma ve koruma amacıyla icat edilmişler, zaman içinde resmi belgelerde bir tür imza olarak kullanılır olmuşlardır. İşlem, silindiri ıslak kil üstünde döndürüp mührün desenini basmaktan ibarettir. Mühürcüler tarafından taş silindirler üstüne oyulmuş bu desenlerin içeriklerinin Sümer mitolojisi çalışmamız için çok büyük değeri vardır." Kramer, Sümer Mitolojisi, Kabalcı Yayınevi

kaynak
Bu mühürle ilgili aşağıdaki açıklamayı okuyunuz.

13 Kasım 2017

Resimli Yunan ve Roma Kronolojisi

Roma ve Yunan Uygarlığı için ek olarak düşündüm.
Zamanında da öyle kullanmıştım.
Gözden kaybolmaması için ayrı sayfaya yerleştirdim.

17 Ekim 2017

Paragraflara Başlık Verilerek Analiz Edilmesi

Dilara Kahyaoğlu
2007

20 Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi, s. 131
I. Adım (bireysel)

Bölümler dikkate alınmadan paragraflar tek tek numaralandırılır. Herkesin aynı numarayı vermesi önemlidir.

Görsel Malzemelerin Ana Metinle İlişkilendirilmesi

Dilara Kahyaoğlu
2007


I. Adım (bireysel)

Öğrencilerden, 130 ile 143’üncü sayfalar arasında yer alan (kaynak kitap) resimlere numara ve isim vermeleri istenir, resimlerin bazısında isim yoksa ona sınıfça ortak bir isim vermek gerekir ki herkes aynı şeyi anlasın.
II. Adım (bireysel)
Örnekteki  gibi soruların bulunduğu bir çizelge öğrencilere verilerek şunları yanıtlamaları istenir:

1- Bu görseli ana metindeki hangi “bilgi” ile ilişkilendiriyorsunuz?
*Alıntı yaparak veya sayfa numarası, bölüm adı kullanarak acık seçik bir şekilde gösteriniz. İlgili olduğunu düşündüğünüz birden çok yer varsa en önemli gördüğünüzü seçerek onu yazınız.
*Somut bir ilgi kuramıyorsanız, o resmi hangi bölüme, hangi paragrafa yerleştirirdiniz? Onu da yapamıyorsanız boş bırakınız.

03 Ekim 2017

Descartes, Freud ve Gerçeküstücülük

Dilara Kahyaoğlu
2007

I. Aşama
(Ev çalışması/ Araştırma)
Descartesve Freud üzerine araştırma yapılır. Gerçeküstücü sanatçıların görüşleri ile karşılaştırılır sonuçlar çıkarılır. Daha sonra sınıf tartışması yapılır.

Örnek   

DESCARTES (1596-1650)
Descartesçılık
FREUD (1856-1939)
Psikanaliz

Skolastik felsefeye ciddi darbe indiren ve Yeniçağ felsefesi ile analitik geometrinin kurucusu kabul edilen Fransız felsefeci ve bilim adamı.

Hukukçu bir babanın oğluydu, çok iyi eğitim aldı. Kartezyen kelimesi
–zamanında- dinsiz ile eş anlamlı olarak kullanıldı. Eserleri Cizvitler tarafından “yasak kitaplar” listesine alındı.

İsminin Latince biçimi, Renatus Cartesius olduğu için bu felsefi sisteme  Kartezyenizm  de denilir.

Avusturyalı nörolog. Yalnızca psikolojiyi değil, sanat, eğitim, antropoloji vb. disiplinleri etkileyen psikanaliz kuramıyla 20.yüzyıla damgasını vuran düşünür. Orta halli bir Yahudi tüccarın oğludur. Viyana Üniversitesi’nde tıp okumuş ve nöroloji üzerine çalışarak uzmanlaşmıştır.

Küçükken dört olayın kendisini etkilediğini söylemiştir:
*Kıskandığı kardeşinin sekiz aylıkken ölmesinin onda yarattığı sürekli kendi kendini yerme huyu
*Annesini çıplak görmesinin kendisini cinsel yönden uyarması
*Babasının “Bu çocuk asla adam olmaz” demesi
*Babasının, Yahudi olduğu için kendisine hakaret eden bir adama sesini çıkaramaması
Breton: “Descartesçı dünya, tahammül edilmez bir dünyadır, kasvetli aldatmacadır … yalnızca düşünceye ve kavrayış gücüne dayandırılan bir ruhsal yaşam, kökten eleştirilmelidir. … 
‘İnsanın özünün akıl olduğunu söylemek, insanı ikiye bölmektir … Bu gelenek, insana yakıştığını ileri sürdüğü akıl ile akıl-olmayanı, yani insan yakışmayan içgüdüleri ve duyguları kesinlikle ayırt etmiştir.’  Düşünce ustamız olarak benimsediğimiz Freud, böyle ayırt edişin ve bölmenin insan için ne kadar tehlikeli olduğunu öğretiyordu bize.” (KK, s: 97)

13 Eylül 2017

Arşiv Fotoğraflarının Analiz Edilmesi İçin Sorular

Dilara Kahyaoğlu
2007

(Sınıf çalışması/bireysel çalışma) Öncelikle, öğrenciler; çalışmaya konu olan fotoğrafı (s. 88) gözlemler. (İkili çalışma) Daha sonra örnekte bulunan kriterlerle fotoğraf analiz edilir (bu soruları daha önce de yayımlamıştım).

İkinci adım olarak;  sayfa 89’da bulunan “fotoğrafın popüler kullanımı” metnini bir kişi (öğretmen?) yüksek sesle okur*.  Böylece öğrenciler; kendi yaptıkları çalışmayla Berger'in analizini karşılaştırıp, değerlendirme imkanı bulurlar.

Bu çalışmaların arkasında sınıf tartışması yapılır. 


11 Eylül 2017

I.Dünya Savaşı'nı Görsellerle Çalışmak

Dilara Kahyaoğlu
2007

(grup çalışması) Kitapta bulunan çeşitli görsel kaynaklar kullanılarak, yönlendirici sorular yardımıyla grup içinde çalışılır. Önce grup sunumları daha sonra da sınıf tartışması yapılır.

(1)

Fransız tipi ilk radar örneği
ayrıca bkz.
https://za.pinterest.com/pin/473511348307674479/

31 Ağustos 2017

Fotoğraf Analizi için Sorular

Dilara Kahyaoğlu
2007

(Bireysel çalışma) “Sayfa 44’te (kaynak kitap) bulunan fotoğrafı  birkaç dakika boyunca dikkatle ve sessizce inceleyiniz. Daha sonra sizlere vereceğim soruları kullanarak analiz çalışması yapacaksınız” yönergesi verilir. Çalışma bitiminde  paylaşım yapılır (örnek). 

Oyuncak silahlı
                     Japon okul öğrencileri
*Örnek Sorular: 
BULGU OLARAK BİR FOTOĞRAFI ANALİZ ETMEK
(arşiv fotoğrafları)

I. AŞAMA
Tam olarak ne görüyorsanız  onu betimleyin. Baktığınız şeyle ilgili tahminde bulunmaya çalışmayın. Araştırma yapmanız gerektiyse sadece o sonuçları belirtiniz (bu aşamada).
                       
*Bu fotoğrafta neler oluyor? Ne görüyorsunuz?

*İnsanlar ya da nesneler kim? Ne? Yorum yapma, ne görüyorsan onu söyle/yaz.

*Bu fotoğraf kabaca ne zaman çekilmiş olabilir? İpucu nedir? 

*Yılın hangi dönemi? İpucu nedir?

*Bu doğal bir resim mi? Yoksa özellikle mi poz verilmiş? Nereden anladınız?

*Fotoğrafın türü  ne?  Ne fotoğrafı? Sanat, reklam, haber, propaganda… Gerekçeniz nedir?

*Fotoğrafı çeken kim? Belli mi? Belliyse hakkında ne biliyoruz? Sadece araştırma sonuçlarını ifade ediniz. Bulamadıysanız, bilmiyorum, belli değil, demeniz yeterlidir. Bu da bir sonuçtur. 

*Bu fotoğrafa ilişkin vardığınız sonuçları kontrol etmenize yaracak başka tarihsel  kaynaklar neler olabilir? İsimlerini yazınız.

*Bu fotoğraftaki sahnenin ima ettiği olaylar hakkında önceden neler biliyordunuz? Yine sadece bilgiye başvurun, yorum yapmayın. 

29 Ağustos 2017

Görsellerle Çalışmak..

Dilara Kahyaoğlu
2007

Bütün çalışmalar sınıf çalışması şeklinde yapılabilir.

I. Adım
“Sayfa 7’de bulunan (Kaynak Kitap) Goya’nın “3 Mayıs 1808” tablosu ile sayfa 39’da bulunan Van Gogh’un  “Yıldızlı Gece” tablosunu karşılaştırın.”
-Tabloların konusu nedir?
-Resim tekniği açısından gördüğünüz benzerlik ve farklılıklar nelerdir?
-Tabloların bulunduğu bölümlere dikkat edin… Niye bu bölümlere yerleştirilmiş olabilirler?
20. Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi, s.7

20. Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi, s.39

26 Ağustos 2017

Tarihsel Karikatürlerin Analizi

Dilara Kahyaoğlu
2007

(bireysel çalışma)
          Aşağıdaki  karikatür, örnek çizelgede belirtilen sorularla analiz
edilir (örnek). Ondan önce açıklama yazısının (solda) okunması ve karikatürün sessiz bir şekilde incelenmesi sağlanmalıdır çünkü başkalarının fikirlerini duymadan önce, herkesin kendi algı ve düşünceleri ile baş başa kalması önemlidir.

Sorular yazılı veya sözlü yanıtlanır. Soruların yanıtları bilinmiyorsa boş bırakılır. Bazen araştırma için zaman da tanınabilir. Çalışmanın sonunda sınıf tartışması yapılır. 
 20.Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi , Tarih Vakfı Yayınları, 2005, s.36