Tarih Öncesi Dönem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarih Öncesi Dönem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2022

Abu Hureyra Höyüğü: İlk Tarımın ve Evcilleştirmenin Yapıldığı Yerlerden Biriydi.



Suriye'deki Yukarı Fırat vadisinde tarih öncesi bir arkeolojik sit alanıdır. Yerleşim 13.000 ila 9.000 yıl önce iki ana aşamada iskan edilmiştir. Epipaleolitik döneme tarihlenen *Abu Hureyra 1, yerleşik bir avcı-toplayıcı köydü ; Çanak Çömlek Öncesi Neolitik Çağ'a tarihlenen Abu Hureyra 2 ise, dünyanın ilk çiftçilerinden bazılarına ev sahipliği yapıyordu. Neolitik Devrim boyunca  neredeyse sürekli yerleşilmiş olması Abu Hureyra'yı tarımın kökenlerinin araştırılmasında kullanılan en önemli kaynaklardan biri yapmıştır. Arkeologlar burasının 6000 yıl boyunca kesintisiz olarak iskan edildiğini düşünmektedir.

Abu Hureyra  sakinlerinin ilk yaşam tarzı  avcılık-toplayıcılıktı. Daha sonra   yavaş yavaş çiftçiliğe geçerek çiftçi olmuşlardır. Bu durum onları dünyanın bilinen en eski çiftçileri yapmıştır. Şimdilik. Bilindiği gibi bu tür saptamalar daima yeni bir bulgu keşfedilene kadar geçerlidir. Bitki yetiştirme ilk kez Genç Dryas döneminin başında başladı. Ebu Hureyra'da ortaya çıkarılan kanıtlar, çavdarın sistematik olarak ekilen ilk tahıl ürünü olduğunu gösteriyor. Buradaki verilerden yola çıkarak tahıl mahsullerinin ilk sistematik ekiminin yaklaşık 13.000 yıl önce başladığına inanılıyor.

Yerleşme, 1972 ve 1973 yıllarında Fırat Nehri üzerindeki bir barajın tamamlanmasından önce uluslararası bir kurtarma kampanyasının bir parçası olarak kazıldı. Bu kıymetli yer 1974 yılında Tabka Barajı kompleksi içinde yer alan Esad yapay gölü altında kalmıştır. Kazılar sonucu elde edilen bulgular için 1983 yılında bir ön rapor ve 2000 yılında bir nihai rapor yayınlandı. Bu tür bulgular üzerinde araştırma yıllarca devam eder. Araştırmanın bitmesi gibi bir durum olmaz çünkü her bir araştırmacı farklı bir soru ile bulguları yeniden ele alır. 

14 Kasım 2021

Kaya Resminde Erginlik Töreni mi Betimlenmiş?

 Dilara Kahyaoğlu

Geçmişi Yorumlamak


Geçmişten bizlere kadar ulaşan bazı imgelerin anlamını çözmek zordur. 

Örneğin aşağıdaki kaya resmindeki görüntüleri antropologlar bir erginlik töreni olarak yorumladılar. Siz ne düşünüyorsunuz? 

Cederberg Dağlarından  Bir Kaya Resmi, Güney Afrika
Erkekliğe Giriş, Kabul Ediliş Töreni (yorum bu)

"Cederberg Dağları'nda genç erkeklerin yaşam tarihindeki bir inisiyasyon[1] olayını betimliyor gibi görünen ayrıntılı bir kaya resmi. Pelerinli figürler zaten erginlenmiş erkekler olabilir, hiçbir kadın tasvir edilmemiştir." Antropologlar resmi bu şekilde yorumluyor. 

Oliphants Nehri Vadisi, Batı Cape
Şamanların Töreni (yorum bu)

"İnsanlar ve önde gelen bir hayvan türü arasındaki yakın bir ilişkiyi yansıtıyor gibi görünen fil başlı adamlardan oluşan bir kaya resmi." Bazı uzmanlar da, figürleri trans halindeki “şamanlar” olarak görüyor. Tablo, Batı Cape'deki Oliphants Nehri Vadisi'nden.

İnsan Yüzlü El Baltası

 DK

Önyüzü insana benzer şekilde yontulmuş olan bu el baltası 1.76 milyon yıl önceye tarihleniyor. Afrika, Kenya’da Turkana Gölü kıyısındaki "Kokiselei 4" bölgesinde bulunmuş. Herhangi bir yerde keşfedilenlerden daha eski olduğunu belirtiyor kaynak.

Homo Erectus tarafından yapıldığı düşünülen el baltası
Bu ölçüm cetvelindeki kareler 1 cm olduğuna göre bu balta 20cm civarında olmalı. 

Resmi aşağıdaki kaynaktan aldım. Orada bu el baltasındaki “insan yüzü imgesi”yle ilgili bir yorum yoktu. Bu büyük bir ihtimalle tesadüftür. Peki, ama bir düşünelim: Bu tasarımın tesadüf olmadığı sonucuna varabilmemiz için neler bulmalıyız? Elimizde hangi türden veriler olmalı ki bu imge, bilinçli olarak yapılmıştır, diyebilelim.

The Past in Perspective: An Introduction to Human Prehistory, Kenneth L. Feder, s.121






11 Temmuz 2021

İnsanlık Tarihinde "Anaerkil Dönem" Yaşandı mı?

 



Laussel Venüsü’nün tarihi, MÖ 19.000 civarıdır. Dordogne'da bir mağaranın duvarlarına oyulmuş bir alçak kabartmadır ve kırmızı aşıboyası ile boyanmıştır. Yü­zünde hiçbir yaşam belirlisi olmayan ama berberden çıkmışçasına düzgün ve omuz­lara dökülen saçları, iri memeleri ve cinsel organını sergileyecek kadar açık bacakla­rıyla oturmuş bir kadın figürüdür. Dirsekten kıvrılmış sağ kol yarımay şeklinde bir bizon boynuzu tutmaktadır.

Erken Avrupa sanatının pek çok benzer örneğinde olduğu gibi, insanlık tarihi­nin % 90'ında dişi cinsin elinden çıkmış bu eserdeki apaçıklık; hem çarpıcı hem de anlamlıdır. Kendisine tapınma şekli dikkate alınarak, bir anaerkil toplumun dinsel törenlerine egemen olan "Büyük Kozmik Ana"nın bir türevi olan Paleolitik Tanrı’yı temsil ettiği kabul edilmiştir. Bir yoruma göre kadın; erkeğin ve çocuğun hayvan ruhlarıyla birlikle mistik bir topluluk olarak düşünüldüğü, maskeli dinsel danslara başkanlık eder. Daha düşük bir olasılıkla, mağaranın, "Büyük Dünya Ana­sının, türbe-labirent cinsel organı" olduğu ve "kan-kadın-ay-bizon boynuzu-doğum- büyü-yaşam dönemi"nin sürekli bir kutsal enerji yankılanması veya bir uyum için­de benzeştiği mağara-yaşamı betimlemesinin doruk noktasını oluşturur.

Tarihöncesi toplumun anaerkil karakteri Marks ve Engels'ten başlamak üzere pek çok kuramcı tarafından kabul edilmiştir. Ancak anaerkilliğin sadece en "ilkel' düzeyde işlediği varsayımı, bugün geçerli sayılmamaktadır. Şair Robert Graves, söy­lencelerle ilgili çalışmasında Avrupa'da anaerkil kültürün kökenini ve akıbetini, an­tik tanrısallıktan klasik köleliğe kadının statüsündeki düşüşü izleyerek onaya koy­muştur. Başka araştırmacılar sözün, dilin, ifadenin dişil kökeni, buradan hareketle de bilinçli kültürün kökeni üzerinde durmuşlardır. İnsanlığın uzun ‘'fidanlık” dönemin­de erkekler ava giderken kadın ve çocuklar muhtemelen konuşmayı öğrenmişlerdir.

Öyleyse, erkek çocuklar konuşmayı kız kardeşlerinin yanında öğrendiğine göre, cin­siyet farklılığı yalnız bir ölçüde var olabilmiştir.

10 Temmuz 2021

Avcı Toplayıcılarla İlgili Temel Soru

 

İskitli Okçu
y. 520 ile y. MÖ 500 arasında

Örgütlü siyasal topluluğun veya ''devlet"in kökenleri, neolitik çağdan önce ender görülmüştür. Marksistler dahil bazı kuramcılar; Bronz ve Demir çağlarının kabileleri veya kabile şeflikleri, başka bazı kuramcılar ise; tarımdaki Neolitik Devrim ve buna bağlı olarak yerleşik yaşamın gelişmesi üzerinde durmuşlardır, örneğin V. Gordon Childe'a göre, devlet örgütlenmesinin akrabalığa değil de sabit iskâna tabi olduğu önkoşulları arasında birbirinden farklı unsurlar olan, toprak üzerinde egemenlik, sermaye fazlası, simgesel anıtlar, uzak mesafe ticareti, işbölümü, katmanlara ayrıl­mış toplum, bilimsel bilgi ve yazı sanatının bilinmesi yer almaktadır. Bu tür önkoşul­ların varlığına ilk olarak Mısır ve Mezopotamya ile Antik Yunan kent-devletlerinde rastlanmıştır (Bkz. Bölüm II).

19 Aralık 2019

Tarım Havzası Mumyaları - Tarim Basin Mummies

Dilara Kahyaoğlu

[Türkiye'de kaynak bulunmayan bir konuda yazdım. Birinci elden kaynaklardan yararlandım. Görselleri kaynaklardan taradım, nereden aldığımı tek tek belirttim. Bu ülkede (ve dünyada) komplo teorilerine maruz bırakılan bu konuda okumak istiyorsanız metne bir göz atınız.]


***
Kurumuş derisi ve çökük göz boşlukları dışında uyuyan bir adama benzeyen kişiye bakınca garip bir duyguya kapıldım ve böylece çağımızın çok eski yüzyıllarında bu kasvetli Lop bölgesine yerleşmiş ve herhalde buradan hoşlanmış olan yerli halkın bir temsilcisiyle karşı karşıya olduğumu  hissettim. 
Aurel Stein, 1928
Zaghunluk'ta bulunan bu kişinin mumyalaşma yaşı MÖ 1000 ile 600 arasında tarihleniyor.
Yüzüne aşı boyasıyla dövme yapılmış olan bu kişinin ağzı açılmasın diye bağlanmış.
Tarım Mumyalarını ilk keşfeden kişiler İsveçli Sven Hedin, Alman Albert Von La Coq ve İngiliz Aurel Stein'dir. 20. yüzyılın başında bu kişiler İpek Yolu üzerinde bulunan vaha kentlerini araştırmak için buralara gelmişlerdi. Bu sefer sırasında mumyaları bulmuş, fotoğraflarını çekip, tanımlamışlardı.
Çinli arkeologların son yıllarda yaptığı araştırmalar sırasında ortaya çıkan mumyalar ise bu konuyu hem ilgi hem de tartışma odağı haline getirmiştir. Çinlilerin bulduğu mumyaların bir kısmı çok daha eski bir döneme aittir, çok az bozulmuştur ve fiziksel yapıları Çinlilerden ve/veya o bölgede şu anda ikamet edenlerden farklıdır. Batılı araştırmacılar bunların Hint-Avrupa kökenli olduğunu söylerken Çinliler bu konunun sadece bu yönüyle dile getirilmesini eleştiriyor.
a1. Aşağıdaki mumyalaşmış kadın bu şekilde bulunmuş, Zaghunluk Mezarlığı
[Görselin Kaynağı: Wang Binghua]

a2. Tarım'da bulunan mumyalardan birinin sarı saçları var. Günümüzden bir sanatçı bu kişinin
yaşarken nasıl göründüğünü hayal etmiş (sağ)
Yalnız dikkat! Kadının yüzünde dövme var ve yeniden çizimde bu ihmal edilmiş.
Esas onlarla birlikte bu yüzün nasıl göründüğünü hayal etmek lazım. Bu haliyle modern bir
kadın izlenimi veriyor ve bu da yanlış bir algı oluşmasına neden oluyor. 
Tarihi canlandırdığını iddia eden görseller daima eleştirel
bir gözle incelenmeli.


07 Aralık 2019

Mezar Tepeleri Geleneği Üzerine: Hektor'un Cenaze Töreni

Dilara Kahyaoğlu

Tümülüs geleneğinin Trakya ve Anadolu'da (ve dünyanın bir çok yerinde) oldukça eski dönemlere ait olduğunu gösteren yazılı, yazısız belgelere, mitlere/efsanelere sahibiz. Bakın Homeros, İlyada'sında bu geleneği nasıl anlatmış.

Pergamon Antik Kenti’nin batısındaki ovada yer alan
tümülüslerin en büyüğü olan Yığma Tepe'nin havadan görünüşü

Hektor'un Cenaze Töreni
Sonra yaşlı Priamos seslendi adamlarına:
“Haydi, Troyalılar, şimdi odun getirin kente,
korkmayın pusu kurar diye Argoslular;
Akhilleus kara gemilerden buraya gönderirken beni,
on ikinci şafak sökmeden size bir şey yapmam, dedi.”

Yaşlı Priamos böyle konuştu.
Dokuz gün odun taşıdılar yığın yığın.
Ölümlülere parlayan şafak sökünce onuncu günü,
Gözyaşı içinde götürdüler Hektor’un ölüsünü,
Koydular yığınların tepesine, verdiler ateşe.

31 Ekim 2019

Afrika'nın İlk Uygarlıkları Hakkında Ne Biliyoruz? Tassili Kaya Resimleri

Dilara Kahyaoğlu

Tassili n'Ajjer, Berberice "Nehirlerinin Platosu" anlamına gelir. Burası Sahra Çölü'nün Cezayir bölümündeki sıradağlar üzerinde bulunan; Cezayir, Libya ve Nijer sınırında yer alan geniş bir platodur. 72.000 km2'lik bir alanı kapsar. Geçmiş dönemde bu yerin, nehirleri ve gölleri içeren sulak bir alan olduğu bilinmektedir.  Zaten konumuz olan Tassili Kaya Resimleri de böyle bir dünyayı betimlemektedir. Nehir sularının şekillendirdiği tepeler de bu bölgeyi ilginç kılar. Deniz seviyesinden yüksekliği 2250 metre olan bu plato; binlerce yıl önce farklı dönemlerde yapılmış çok sayıda kaya resimlerine (petrogliflere) ev sahipliği yapar. Bu eşsiz özellikleri nedeniyle Tassili Platosu UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almıştır. 
Tassili Kaya resimleri veya Petrogrifleri
Aşağıda bu resmin analizi var. Siz de üzerinde düşününüz. Belki farklı şeyler keşfedersiniz.

Büyük elips işareti, insanların hayvanları sıraya sokup, onları güdebildiğini gösteriyor.
Bu resmin avcılık eylemini göstermediği çok açık. Etraftaki diğer hayvanlar da sakince 
duruyorlar, insanlardan korkmuyorlar. Demek ki Sahra'nın bu bölgesinde bir zamanlar 
hayvanlar evcilleştirilmişti.
İki okla gösterilen şeylerin ne olduğu tam olarak anlaşılmıyor.
Daire içindeki iki insan konuşuyor veya tartışıyor. 
Resimdeki her insan bir eylem içinde. Hepsi bir şeyler yapıyor, resim tam da bu anı gösteriyor. Durağanı değil eylemleri gösteren olağanüstü ileri düzeyde bir betimleme örneğidir bu.  

03 Şubat 2019

Çatalhöyük

Dilara Kahyaoğlu
2002-2019

Evlerin kapısı yok... Pencere olarak da tavana yakın küçük deliklerin olduğu düşünülüyor. Peki böyle bir eve nasıl girilir, böyle ev olur mu hiç diye düşünmeyin. Konya’nın 52 km. güney batısında yer alan Çatalhöyük böyle bir yer işte. Bu sıralar orayı ünlü arkeolog İan Hodder ve ekibi kazıyor (1993'ten beri kazıyordu, şimdi durum değişti, nota bkz[1]) İlk kazılara 1961’de James Mellaart ve ekibince başlanmış.
Eldeki bulgulara göre hayal edilerek oluşturulmuş temsili Çatalhöyük yerleşimi
Bu tür çizimlerin belli ölçüde gerçeği yansıttığını unutmamalı...


İan Hodder'ın ekibi çalışırken...

02 Şubat 2019

Karain Mağarası

Dilara Kahyaoğlu


Antalya’nın yaklaşık 30 km kuzey batısında derinliği 50 metreyi geçen bir mağara vardır. Yöre halkı bu mağaraya yakışan bir isim vermiş, Karain mağarası demiştir. Bu mağarayı diğer mağaralardan ayıran en önemli özellik, çok eski dönemlerde burada insanların yaşamış ve bizlere çok önemli arkeolojik belgeler bırakmış olmasından kaynaklanır.

Bulunan taş baltaların yaşı yaklaşık 140 bin yıl önceye kadar gitmektedir. Mağarada bulunan diğer buluntular da çok ilginçtir. Örneğin; bugün Anadolu’da yaşayan hayvanların yanı sıra (sırtlan, ayı, öküz, at, geyik, yaban koyunu, dağ keçisi gibi çeşitli memeliler ve kemiriciler, yumuşakçalar);  fil, su aygırı, aslan, zürafa gibi Anadolu’da soyu tükenmiş hayvanların ve yabani incir, buğday, zeytin gibi bazı bitki kalıntılarına da rastlanmıştır. Buluntular devrin insanının beslenme rejimiyle ilgili önemli ipuçları vermektedir.

Her katta ele geçen yanmış kemik ve odun parçalarından Karain insanının başlangıçtan beri ateşi kullandıkları düşünülmektedir. Yine dolgularda çıkarılan bir çocuk azı dişi, kafatası parçaları, Neanderthal insanının Anadolu’da yaşadığını kanıtlanmıştır. Ayrıca ucuna şematik sakallı insan başı işlenmiş bir hayvan kemiğiyle, üstünde şematik kargı atan insan betimlemesi bulunan siyah renkli bir çakıltaşı Anadolu'da bulunmuş bulunmuş ilk sanat yapıtlarını oluşturur.

30 Mart 2018

Çalışma: Pangea’dan Bugüne Doğru

Dilara Kahyaoğlu
2002


Alttaki çizim 250 milyon yıl önceki dünyayı göstermeye çalışan bir tasarım… Gerçekten de 250 milyon yıl önce dünya tıpa tıp bu şekle mi benziyordu? Nereden Biliyoruz? Nasıl Bilebiliriz?
Ne dersiniz?
1.
Aşağıdaki şekil “Pangea”yı iki parçaya bölünmüş olarak gösteriyor. Bu çizime göre günümüzdeki hangi kıtalar, bir zamanlar adeta yapışık oldukları “kardeşler”inden çok çok uzaklara düşmüşler?

29 Mart 2018

Çalışma: Neolitik Dönem

Dilara Kahyaoğlu
 2004


KAYNAK 1 (alıştırma; MÖ, Milat ve MS terimlerini öğreniyoruz.)

Neolitik Dönemden 21. yüzyıla.... NELER OLDU? 

* MÖ 8000 İnsan toplulukları büyüklükleri yarım milyon yıl öncekilerden pek de farklı olmayan küçük kabileler halinde yaşıyorlardı.

* MÖ 6000 Büyük köyler ortaya çıktı

* MÖ 4000 Kasabalar ve kentler, şehir devletleri ortaya çıktı

* MÖ 2000 İmparatorluklar ortaya çıktı

28 Mart 2018

Çalışma: Buzul Devrinde Dünya ve Yaşam

Dilara Kahyaoğlu
2002

Alttaki harita 20 000 yıl önce buzulların dağıldığı alanı (en geniş sınırlar) ve denizlerin seviyesini gösteriyor.
Üstteki harita günümüzü gösteriyor.
Kaynak

27 Mart 2018

Göbekli Tepe: Erken Neolitik Dönem


Oliver DIETRICH, Jens NOTROFF
2017



Göbekli Tepe. Genel görünüş
Resim Kaynak: Aktüel Arkeoloji
Geçtiğimiz 30 yıl içerisinde Yukarı Mezopotamya’nın Erken Neolitik Dönemi üzerine sahip olduğumuz bilgiler köklü değişikliklere uğradı. Bölge uzun bir süre boyunca bu döneme ilişkin araştırmalarda çevresel bir role sahipti. K. Kenyon’un [Arkeolog Kethleen Kenyon] Eriha’daki çalışmalarının ardından, besin üretiminin köklerini araştıran arkeologlar, uzun bir süre Güney Levant bölgesine yöneldi. Eriha’dan elde edilen veriler [bkz. Natuf Kültürü], Çanak Çömleksiz Neolitik Dönemin; Çanak Çömleksiz Neolitik A (MÖ yaklaşık kal. 9600-8800) ve Çanak Çömleksiz Neolitik B (MÖ yaklaşık kal. 8800-7000) olmak üzere iki alt döneme ayrıldığını gösterdi.* Ancak Eriha’da yapılan keşifler bununla sınırlı değildi. Yapılan araştırmalarda keşfedilen duvar ile ünlü kule yapısı, bir “kent”te yaşamakta olan bir erken hiyerarşik topluluğun varlığına ilişkin kanıt olarak değerlendirildi. Keşfin ardından uzun bir süre boyunca duvar ile kulenin fonksiyonuna ilişkin tartışmalar devam etmekle birlikte, yerleşmenin bir “kent” olduğu, Güney Levant bölgesinin ise Neolitikleşme sürecinin çekirdek bölgesi olduğu kabul edildi. **

21 Mart 2018

Çalışma : İnsanların Henüz Olmadığı Bir Dünya

Dilara Kahyaoğlu
2004

KAYNAK  1: Zaman Çizelgesi

Dünyamız bugüne gelene kadar hangi aşamalardan geçti


* 4600 Milyon yıl önce: Dünya oluştu

* 2500 milyon yıl önce: Sularda tek hücreli deniz canlıları meydana geldi. Devrin sonuna doğru buzullaşma görüldü.

* 280 milyon yıl önce: Kuzey yarımkürede çöl iklimleri yaygınken güney yarımkürede buzullaşma görüldü.

20 Mart 2018

Çalışma: Çizgi Roman Yapıyoruz - Buzul Devrinde İnsan ve Yaşam

Dilara Kahyaoğlu
2004

KAYNAK 1
Yontma Taş Devri’ne (Paleolitik/Paleolithic) ait buluntuları/mağaraları/yaşantıyı gösteren resimler...
Paleolitik Çağ'a ait çeşitli araçlar.
https://www.thoughtco.com/guide-to-the-chatelperronian-173067

07 Mart 2018

Bereketli Hilal

Dilara Kahyaoğlu
2018 Mart

[Haritaları adı geçen kaynaklardan ben taradım. Üzerine tıklayarak büyütebilir, böylelikle lejantları ve ayrıntıları istediğiniz gibi inceleyebilirsiniz.]


Yukarıdaki haritada orak şeklinde görünen koyu renkli bölge Bereketli Hilal'in en eski çekirdek bölgesidir.  
20. yüzyıl ortalarında (Eriha vb. bulunmasının ardından) çekirdek bölge sadece Güney Levant ile sınırlıyken, Kuzey Mezopotamya ve Anadolu'daki arkeolojik keşiflerin ardından haritada olduğu gibi genişlemiştir. 
Mezopotamya, İletişim Yayınları, s. 18
Bereketli Hilal (Fertile Crescent), Batı ve Yakındoğu/Ortadoğu/Önasya uygarlıklarının doğduğu bölge olarak bilinir. İlk tarım, hayvanların evcilleştirilmesi, ilk köyler (aklımıza gelen bütün ilkler) bu bölgede ortaya çıkmıştır.

Bereketli Hilal, Akdeniz ikliminin egemen olduğu, kışları yağışlı yazları kurak geçen, hilal şeklinde bir görüntüye sahip bereketli topraklardır. Bu ismi ilk kez; ABD'li Doğubilimci (oryantalist) James Nery Breasted  (1865-1935) kullanmıştır:
"Bu büyük yarım dairenin tümünü içeren coğrafi ya da politik bir isim yoktur. Bu yüzden yeni bir terim kullanmalı ve Verimli Hilal olarak adlandırmalıyız." * ( J. N. Breasted, 1914-1916)

09 Nisan 2016

Efsanelerin Öğrettikleri

Dilara Kahyaoğlu
2014


Amaç: Efsaneleri karşılaştırmalı inceler, öğrenir. Farklı içerikte olmasının nedenlerini sorgular.


Kilit Beceriler: Araştırma, Tartışma, Çıkarımda Bulunma, Karşılaştırma, Eleştirel Düşünme Becerisini kullanma, Yazma

Kaynak 1:

“Masallar, mitler, halk hikâyeleri, ortak (kollektif) bilinçdışının ürünleridir; ait olduğu topluluğun bireye sunduğu, binyıllar boyunca yaşanagelmiş, sınanmış zihin modellerini sahneler”



Bilgin Saydam, “Deli Dumrul’un Bilinci” 


29 Şubat 2016

Tüfek, Mikrop ve Çelik Belgeseli Üzerine Çalışma

Dilara Kahyaoğlu
2007


A) Tarım ürünlerin ana üretim merkezleri ve daha sonraki yayılım
https://jbrasseul.files.wordpress.com/2015/11/food_production_diamond.jpg

Tercihen 9.sınıf "ilk uygarlıklar" konularının bitiminde veya hemen başında Tüfek, Mikrop ve Çelik belgeselinin ilk bölümü izlenir.
Konuların sonunda izlenirse etkinliğin amacı farklı (1), başında izlenirse farklı olacaktır (2).
1. Konular işlendikten sonra, yani belli bir bilgi birikimi sonunda izlenir ve çalışma yapılırsa, bu; sentez tipi soruların cevaplanmasını, "yorum"ların yapılmasını kolaylaştırır. Böyle bir çalışma, öğrenme/eğitim etkinliklerinde daha üst aşamada işler yapıldığının göstergesidir.
2. İkinci olarak "ilk uygarlıklar" konusuna geçmeden önce belgesel izlenir ve sorular yanıtlanır. Bu da bilgi girişi demektir ki böyle bir ön çalışma; öğrencinin bundan sonraki konuları daha rahat anlamasını, kolay öğrenmesini etkiler.

31 Aralık 2015

Tarih Öncesi ve Tarih Çağları

Dilara Kahyaoğlu
1997

Tarih çağları genel kabul gören şekliyle, yazıdan sonraki dönem sayılsa da tarih bilimi insanla ilgili olan, insanın etki ettiği her şeyle ilgilendiğinden yazıdan önceki devirler de tarihin konusu içine girer. Tarihten Önceki Dönemler (Prehistoria) o dönemdeki insanların teknik gelişimi, ekonomik ve sosyal yaşantısına göre sınıflandırılmıştır.

1.Tarih Öncesi Çağlar

Buna göre tarih öncesi;
Paleolitik Çağ (Yontma Taş Devri)
Mezolitik Çağ (Orta Taş Devri )
Neolitik Çağ (Yeni Taş Devri/Cilalı Taş Devri)
Kalkolitik Çağ (Bakır Taş Devri) dönemlere ayrılmıştır.

Ayrıca bunlar da kendi içlerinde çeşitli bölümlere/devirlere ayrılmıştır. Bu dönemlerden sonra
Tunç Çağı (kalay ve bakır madenlerinin karışımı ile elde edilirdi) ve Demir Çağı başlar ki bu dönemler Tarih Çağları yani insanlığın II. Büyük aşamasının başladığı “uygar” toplum denilen becerikli ve karmaşık toplumların ortaya çıktığı dönemlerdir.
Altamira mağarasındaki resimlerin çizimi, 1880 yılında M. Sanz de Sautuola tarafından yayımlanmıştır. https://en.wikipedia.org/wiki/Cave_of_Altamira