13 Mayıs 2016

Şeyh Said Olayı ve Takriri Sükun Dönemi

Dilara Kahyaoğlu
2009

Şeyh Sait ayaklanması olarak bilinen ayaklanma, eşkıya olduğu gerekçesiyle haklarında tutuklama kararı  bulunan on kişinin jandarmaya silahlı karşılık vermesiyle başladı. Ayaklanma kısa sürede büyüdü. Ayaklananlar   17 Şubat’ta 1925’de Genç ilinin merkez kazası Darahini’yi basıp vali ve diğer yetkilileri tutukladılar. Şeyh Sait, halkı İslam adına dinsel kökenli bir ayaklanmaya çağıran bir bildiri yayımladı. Bazı aşiretlerin desteğini alan Şeyh Sait’e bağlı aşiret kuvvetleri kısa sürede Maden, Siverek, Ergani ve Varto’yu ele geçirip Diyarbakır ve Muş’a yöneldiler. 

Hükümet 21 Şubat’ta doğu illerinde sıkıyönetim ilan edildi. Başbakan Fethi Okyar istifa etti, yerine İsmet İnönü geldi, yeni hükümet meclisten Takriri- i Sükun Kanunu  adı verilen bir kanun çıkarttı. Bu yasa hükümete geniş yetkiler veriyordu. Hükümet  aynı gün iki İstiklal Mahkemesi kurdu. 7 Mart’ta Diyarbakır’ı kuşatan ayaklanmacılar başarısız olarak geri çekilmek zorunda kaldı. Nisan ayı ortalarında Şeyh Sait bazı ileri gelen ayaklanmacılarla birlikte yakalandı. Şeyh Sait ve 46 adamı Diyarbakır’da görev yapan Şark İstiklal Mahkemesi’nde yapılan yargılamalar sonucu ölüm cezasına çarptırıldı.

            Şeyh Sait İsyanı’nın nedenleri konusunda çeşitli görüşler vardır. Biri:  Şeyh Sait’i Musul sorunu yüzünden İngilizlerin kışkırttığı ve desteklediği iddiasıdır. İkincisi: Cumhuriyetin izlemeye başladı yol netleşmeye başlamış ve özellikle halifeliğin kaldırılması dini çevreleri rahatsız etmişti. Üçüncüsü: yeni kurulan ulus devletin (T.C.), “Türk Devleti” olarak tanımlandığı da açıktı. Bu durumun Doğu Anadolu’da bulunan Kürt aşiretlerini rahatsız ettiği bu nedenle ayaklandıkları da ileri sürülen bir diğer görüştür. Dördüncüsü: Osmanlı zamanında neredeyse özerk bir şekilde kendi bölgelerinde hüküm süren aşiretlerin ve aşiret liderlerinin, giderek güçlenen merkezi bir devletten rahatsız oldukları  ve işin ayaklanmaya kadar vardığı da ileri sürülür.  

TAKRİR-İ SÜKUN DÖNEMİ
Hükümete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu  4 Mart 1925 yılında kabul edilmişti. Biri Ankara’da biri de Diyarbakır’da kurulan İstiklal Mahkemeleri’nin Şeyh Sait isyanına katılanları yargılamasından sonra bu kanun iki yıl daha uzatıldı ve böylelikle toplam olarak dört yıl yürürlükte kalmış oldu.  Bu arada Şark İstiklal Mahkemesi isyanın çıktığı bölgedeki bütün Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası şubelerini kapatmıştı. Ama aydınları ve diğer muhalif kesimi esas yargılayan mahkeme Ankara İstiklal Mahkemesi olmuştur. Bu kanunla birlikte yirmiye yakın gazete, dergi ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası  kapatıldı.  Şeyh Sait İsyanı cumhuriyetin ilk yıllarında dönüm noktası bir olay olarak kabul edilir. Bu olayın ardından  otoriter bir tek parti hükümeti ortaya çıktı ve ardı ardına laikleşme ile ilgili simgesel açıdan güçlü reformlar yapılmaya başlandı. 

ARAŞTIRMA, ÇALIŞMA, TARTIŞMA
1. Şeyh Sait İsyanı’nın nedenleri konusunda ileri sürülen görüşleri tartışınız
2. Şeyh Sait isyanından sonra laik düzeni sağlamak için simgesel açıdan güçlü reformlara örnekler bulunuz. Neden onları seçtiğinizi gerekçeleriyle birlikte yazınız.

Yazar adı belirtilmeden, aktif link verilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.


Hiç yorum yok: