29 Mart 2021

Masalların Analizi İçin Vladimir Propp tarafından Hazırlanan Çizelgeler

 

çizim: Naomi Bardoff

[Bu metin, Propp’un “Masalın Biçimbilimi (Olağanüstü Masalların Yapısı)” eserinin son bölümlerinde bulunmaktadır. Propp'un amacı, Rus halk masallarından oluşan bir külliyatın anlatı yapılarını temel parçalara ayırmak ve sonunda her bir masalın olay örgüsünü temsil eden formüller üretebilen bir sistem yaratmaktı. Propp'a yöneltilen en ciddi olumsuz eleştiri şudur: "İncelediği masalların tarihsel ve sosyal bağlamını tamamen görmezden geldi. Hepsinin aynı "anlatı işlevleri" (olası eylemler) yapısına sahip olduğuna inandığı bir grup Rus halk masalıyla çalıştı." Ve olumlu bir sonuç olarak da şu söylenir: "Yine de Propp'un çalışması daha sonraki Yapısalcı harekette çok etkili oldu ve Claude Lévi-Strauss ve Claude Bremond gibi eleştirmenlere ilham verdi. Alan Dundes'in 1978'de Morfoloji'nin İngilizce çevirisine girişinde belirttiği gibi : "Propp'un çalışması, devasa da olsa yalnızca bir ilk adımdır." Propp'un çalışması, bilişsel psikoloji alanında da okuma sürecine ve çocuklar tarafından hikaye yapılarının tanınmasına yönelik araştırmalarda kullanılmaktadır." kaynak]


Vladimir Propp

Yalnızca kişilerin işlevlerini inceleyebildiğimiz ve bü­tün öbür öğeleri bir yana bırakmak zorunda kaldığımız için, burada olağanüstü masalın bütün öğelerini içeren di­zelgeyi veriyoruz. Bu dizelge, her masalın içeriğini tüket­memektedir ama bunların çoğu söz konusu dizelgede bü­tünüyle yer almaktadır. Çizelgelerin her birini bir kâğıt üzerinde düşünecek olursak, başlıklar yatay olarak, bu başlıkları izleyen veriler de dikey olarak yazılabilir. Kişile­rin işlevleri yukarıda 3. Bölümde belirttiğimiz düzeni izler.

Öbür öğelerin düzeni bazı değişikliklere yol açar ama bu durum genel çizelgeyi değiştirmez. Ayırt ettiğimiz öğele­rin ya da bazı öğe kümelerinin incelenmesi, genel olarak masalın derinlemesine incelenmesine geniş görüş açıları sağlar ve böylece masalın oluşumu ve gelişimi sorunuyla ilgili tarihsel incelemeyi hazırlamış olur.

ÇİZELGE I

Başlangıç Durumu

1. Uzamsal - zamansal tanım ("bir krallıkta")

2. Ailenin kimlerden oluştuğu

a) adlar ve durum

b) kişilerin kategorisi (gönderen, arayıcı, vb.) EK 1

23 Şubat 2021

Hammurabi Yasaları, Tüm Babil Halkına Eşit mi Uygulanıyordu?

 Dilara Kahyaoğlu

Hammurabi Steli
Stelin üst bölümünde Hammurabi ve Tanrı Şamaş
alt bölümünde Hammurabi Yasaları yer almaktadır. 
Kaynak

Hammurabi ve Tanrı Şamaş kabartmasının altında, 282 maddeden oluşan Hammurabi Yasaları (Kanunları) olarak bilinen maddeler sıralanmıştır. 

Maddeleri incelediğimizde Babil'de en çok karşılaşılan suçların nasıl cezalandırılacağının açıklandığını görürüz. Bu suçlar daha çok: Ticaret ve Tarım hayatı,  Kölelik, Ahlak ve Aile ile ilgidir. 

Bütün maddeler; “eğer şu yapılırsa şu ceza verilir” biçimindedir.

Bu yasalar, Ortadoğu’da “dişe diş, göze göz” olarak bilinen anlayışla oluşturulmuştur. Yani suçu işleyenin yaptığı suça eşdeğer bir ceza alması amaçlanmaktadır. 

"Göz çıkaranın, gözü çıkarılır" şeklinde kabaca özetleyeceğimiz bu uygulama gerçekten de herkese eşit olarak uygulanıyor muydu? Aşağıdaki maddeleri inceleyerek bu soruyu tartışınız. Düşüncenizi  yasalardan örnekler vererek, kanıtlayarak açıklayınız. 

11 Şubat 2021

Belli Başlı Patentler ve Patent Sahipleri

 Alınan Patentlerin Zaman Çizelgesi

1849 Çengelli iğne Walter Hunt

1869 Tekerlekli paten Isaac Hodgson

1876 Telefon Alexander Graham Bell

1880 Elektrik ışığı/ampulü Thomas Alva Edison

1886 Bulaşık makinesi Josephine Cochrane

1888 Makara filmi kamera George Eastman

1895 Alternatif akım elektriği Charles Steinmetz

1906 Klima Willis H. Carrier

1911 Uçak Alexander Graham Bell ve G. H. Curtis

1941 Diş fırçası Frank E. Wolcott

1944 Ruj Eleanor Kairalla

1955 Cırtcırt George de Maestral

1966 Batman arabası tasarımı George Barris

1968 Dayanıksız yapıştırıcı Spencer Silver

2006 Hıçkırığı durduran alet Philip Charles Ehlinger, Jr

2006 USB hafıza kart Chih-Chien Lin


Dünyayı Değiştiren 100 Fikir, Jheni Osman, Kolektif, 2012

09 Ocak 2021

Soluk Mavi Noktayı Gözetme ve Korumadan Sorumluyuz

 Carl Sagan


İşte orada...

Orası evimiz. 

Bizler oradayız...

Sevdiğiniz herkes, tanıdığınız herkes, duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş tüm insanlık hayatlarını orada yaşadı.

27 Eylül 2020

Ölçme ve Değerlendirmede, Eğitim ve Öğrenimde "Güvenilirlik" Nedir?

Dilara Kahyaoğlu

Bir kere şunu baştan kabul etmeli: Hiçbir "Ölçme ve Değerlendirme" hatasız olmaz.  Önemli olan bu hataları en asgariye indirmektir. Bunun için de en başta gelen çözüm yolu; ölçme ve değerlendirme süreciyle ilgili gerek teknik gerekse teorik bilgiye sahip olmaktır ki yaptığımız hataları fark edelim ve düzelte düzelte ilerleyelim. Ve en önemlisi temel hatalar yapmayalım.

Bir ölçme aracında (yazılı sınav çeşitleri, çoktan seçmeli testler, projeler, ödevler, sınıf içi faaliyetler vb.) iki nokta çok önemlidir: Geçerlilik ve Güvenilirlik. (Geçerli+lik; Geçerli olma durumu. Güvenilir+lik; Güvenilir olma durumu.) Geçerlilik içerikle ilgilidir. Bu konuyu ayrı bir sayfada inceleyeceğim. Onun dışında kalan  her şey sınavın güvenilirliğiyle ilgilidir. Aslında geçerliliği olmayan bir sınavın güvenilirliği de sıfırdır. Yani bir sınavın güvenilir olması için temel şart geçerliliğinin olmasıdır. Dediğim gibi bu konuyu ayrıca ele  alacağım. 

Önemli bir NOT: Burada yazılan sorunları sadece sınavlar için mi düşünmeliyiz? Aslında bunların hepsi ve daha fazlası eğitim, öğrenme süreçlerini etkilemiyor mu? Yazıyı bu gözle de okumanızı öneririm.  

"Adil bir seçim için herkes aynı sınava girer: Lütfen o ağaca tırmanın." 

Bir ölçme aracının "güvenilir" olması ne demektir? Vereceğim örneklerle bu konuyu açmak istiyorum. 

Bir ölçme aracında güvenilirliği sarsan iki tür hata yapılabilir: 1. Sistematik Hatalar; 2. Rastgele Hatalar

07 Eylül 2020

Buzul Devirleri, Küresel İklim Değişiklikleri, Milankovitch Kuramı

 Osman Demircan, 1984


On sekiz bin yıl önce yaşanan buzul çağı, son bir milyon yılda geçi­rilen on kadar buzul çağının sonun­cusudur. 1979 yılında Belgrad’da bu konuda yapılan uluslararası bir top­lantıda sunulan çalışmalardan basit­leştirilerek derlenen ve İki bölüm ha­linde hazırlanan bu yazının ilk bölümünde buzul çağlarının zaman ve sü­relerini saptamada kullanılan yeni bir yöntem sonuçlarıyla birlikte verilecek ve buzul çağlarının oluşum nedeni olarak Güneş'in enerji yayımındaki uzun dönemli değişimler üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde İse. Dünya'nın dönme ekseni ve yörüngesindeki uzun dönemli değişmelerin buzul çağlarına yol açabileceğini ileri süren Milankovitch Kuramı açıklanacaktır.

On sekiz bin yıl önce Kuzey Yarımküre de, karaların üçte biri buzullarla kaplıydı. Ku­zey Amerika, Avrupa ve Asya’nın kuzey kıyıla­rı, kilometrelerce kalınlıkta buzulların altınday­dı. Bu buzulların kapsadığı su o kadar fazlaydı ki dünya denizlerinin seviyesi bugünkünden 100 m. kadar daha düşük düzeydeydi. Tahminlere göre o zaman, yıllık dünya sıcaklık ortalaması bu­günküne göre sadece 5 °C daha düşüktü; fakat hemen hatırlatalım ki asırlardır yıllık dünya sıcaklık ortalamasındaki değişimler yarım °C’yi geçmemiştir.

Dünyanın bir seri buzul çağları geçirmiş ol­duğu 19. asırdan beri bilinmektedir. Bu bilgi temel olarak jeolojik kaynaklıdır. Buzulların hareketiyle çizilmiş, sürüklenmiş ve parlatılmış kayalar, rüz­gâr ve suların oluşturamayacağı ve ancak uzun süre var olan buzullarla açıklanabilen yüzey şe­killeri; büyük kütleli buzulların oluşturduğu ya­taklar ve bu yataklarda kalan kum benzeri biri­kintiler; üstelik tüm bu oluşumların katmanlar oluşturması. Dünya’nın bir seri buzul çağları ge­çirdiğini göstermiştir. Bu oluşumlar Asya, Avru­pa ve Amerika’nın kuzey enlemlerinde görünmek­tedir ve en eski katman Dünya’nın 500 milyon yıl kadar önce ilk etkin buzul çağını yaşadığını Göstermektedir.

02 Mayıs 2020

Penguen Haritalarıyla Ortaçağ Tarihi ve Günümüz Siyasi Devletlerinin Oluşması

Dilara Kahyaoğlu


Harika haritalar... Yıllarca derslerimde kullandım, İngilizce olmasına çok da aldırmayın içine girince biraz da meseleyi az çok bilince haritaların dilini kolayca çözüyorsunuz. Ben de gerekli açıklamaları (temel) resim altı yazısı olarak yazdım. Bu serinin Sabancı Üniversitesi tarafından yayımlanmış Türkçe baskıları da var.

Bu haritaları yıllar önce ben taramıştım. Alt yazı açıklamaları ile de derslerde kullanılabilecek "yardımcı temel kaynak" olarak; faydalı olacağını söyleyebilirim. Çünkü; hem verimli hem de güvenilir kaynaklar bunlar. Bir çok haritada olan ideolojik problemler bunlarda yok denecek kadar az (hiç olmadığını iddia etmiyorum). Ortaçağ'ı gerçeğe yakın bir şekilde temsil etmeye gayret etmişler. Takdir edersiniz ki gerçeğin tam olarak temsili diye bir şey söz konusu olamaz hele de konumuz "Ortaçağ Tarihi" olursa..

Haritaların üzerine tıklayarak veya elinizle büyütebilirsiniz. Yüksek çözünürlüklü olduğu için ne kadar büyütürseniz büyütün bozulmaz, böylece ayrıntıları ve yazıları daha yakından görme şansınız olur.

Harita anahtarını en sona yerleştirmiştim ama buraya da koyuyorum. Haritaları anlamamız için bu anahtar gerekli olan bir araç çünkü.

AD, Milattan sonra olanlara işaret etmek için kullanılan bir kısaltma. Biz MS olarak kullanıyoruz. Normalde, MS kısaltmasının yıl sayısının önünde kullanılması şart değildir. Milattan önceki yıllarda mutlaka kullanılır yoksa ayırt edemezdik. Bu haritalarda ise istisnasız bütün yılların önünde kullanılmış. Ben de orijinale sadık kalarak kullanıyorum. Aslında (mesela) 362 yazmak yeterliydi.

NOT: Penguen Haritaları dememin nedeni, bu atlasların Penguen Yayınları (Penguin Publishing) tarafından yayımlanmış olması. Türkiye'de bu haritaları kullananlar kısaca böyle bahseder bu atlaslardan. Ben de geleneğe uyarak bu ismi kullandım. Aslında kendilerinin verdiği isim de farklı değil: "The Penguin Historical Atlas of...."

 
Harita Anahtarı
Her bir etnik grup farklı grafiksel çizimlerle belirtilmiş.
Örneğin Türk kökenli kabileler içi dolu dairelerle, Moğollar ise içi boş dairelerle gösterilmiştir.
Oklar, halkların yer değiştirmelerini gösteriyor. Okların genişliği göçün gücüne vurgu yapıyor.
İçi dolu daire üstündeki bayrak  tek  bir kabilenin yerleşimini gösteriyor.
Eğer daire çizgileri kesintisiz bir çizgi ise o etnik grubun yerleşik bir halk veya siyasi bir
oluşum olduğunu veya artık yerleşik bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.  Örneği Orta Anadolu'daki
Türk yerleşimcilerin içi dolu dairelerinin etrafı kesintisiz bir daire ile gösterilerek onların artık o
bölgeye yerleştiklerine işaret edilmiş.


MS 362
Roma İmparatorluğu hala bir bütün. Barbar Kavimler Roma sınırına yığılmış bekliyor.
Ermeni Krallığı Anadolu'nun kuzey doğusuna egemen. Hunlar, Avrasya steplerinden gelerek
batıya doğru ilerliyorlar. Hunların hemen önünde yer alan Ostrogotlara dikkat!
Kuzey sınırında bekleşen Germen kavimlerin isimlerine dikkat ediniz, bunlar ileride
Avrupa halklarını oluşturacak, etnik bir karışıma yol açacaklar. Belli başlıları: Franklar,
Frizyalılar, Saksonlar, Angıllar, Jütler, Lombardlar, Almanlar, Vizigotlar, Vandallar.
Alanlar, Anadolu'nun kuzeydoğusunda konumlanmış, o bölgede ayrıca, Lazlar ve Gürcüler de
var.  Arabistan ve Kuzey Afrika'da Arap ve Berberi kabileleri var.