Kavim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kavim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Nisan 2018

“Türk” Adı ve Millet Kavramı

Dilara Kahyaoğlu
1998
Kaşgarlı Mahmud'un Türkçe yazılmış  Dîvânu Lugâti’t-Türk adlı eserinden yer alan dünya haritası

Daha önceden de benzer bir harita paylaşmıştım.
Orada çeviren ve çizenlerin isimleri var.
Bu haritanın ise çizen ve çevirenleri belli değil.

Mahmud ismi eski Türkçe "d" ile yeni Türkçe'de "t" ile yazılıyor.
Kural gereği Türkçe'de kelimeler "b, c, d, g" harfleri ile bitemez.
Üzerine tıklayarak büyütünüz.

“Türk” adına ilk rastladığımız yer MÖ 3. yüzyıl’a ait Çin kaynaklarıdır. Burada “Türk”ün bir kavime verilen addan çok, “cesur, yiğit” anlamına gelen bir sıfat olduğu bilinmektedir. Önce Orta Asya kavimlerinin doğu komşusu Çin’in bu adı kullandığı daha sonra da kavimler batıya ilerledikçe batıdaki diğer yerleşik uygarlık merkezlerinde tutulan kayıtlarda, örneğin İran ve Bizans kayıtlarında Türk adının geçtiği bilinmektedir.

06 Nisan 2018

Eski İç Asya Toplulukları Hakkındaki Bilgileri Nerelerden Öğreniyoruz?

Dilara Kahyaoğlu
1998
Önemli kaynaklardan biri
Macarcadan çeviren Sadrettin Karatay
Orta Asya Neresidir?

İç Asya adı da verilen Orta Asya, en geniş şekliyle doğudan batıya Baykal Gölü ile Ural Dağları; Güneyde Altay Dağları, Balkaş Gölü-Aral Gölü arasında kalan bölgedir. Bölge tarıma elverişli olmayan steplerle (bozkır) kaplıdır.

Orta Asya’nın bizim tarafımızdan bilinen tarihi, MÖ 1000’li yıllara kadar gitmektedir. Günümüzden üç bin yıl öncesinde, herhangi bir yerleşik uygarlığın bulunmadığı bu bölgede, çok çeşitli kavimlerin birbirleriyle sık sık yağma savaşlarına girişen göçebe çoban toplulukları olarak yaşadıkları bilinmektedir. Bu topluluklara kavim adı verilmektedir.

Eski Orta Asya Toplulukları Hakkındaki Bilgileri Nerelerden Öğreniyoruz?
Moğollar, Slavlar, Samoyedler, Tunguzlar, Kırgızlar burada yaşadığı bilinen göçebe kavimlerden bazılarıdır. Bölgede yaşayan kavimler hakkındaki en eski bilgilerimizi, yerleşik ve gelişmiş (yazıya sahip) bir uygarlığa sahip olan sınır komşusu Çin kaynaklarına borçluyuz. Kavimler batıya doğru hareket ettikçe, başta İran, Roma ve Bizans  olmak üzere diğer yerleşik ve gelişmiş  Ön Asya/Anadolu ve sonra Avrupa  uygarlıklarıyla karşı karşıya gelecekler ve onların kayıtlarında da yer alacaklardır dolayısıyla daha geç dönem hakkındaki bilgilerimizi de bu kaynaklara borçluyuz.