06 Aralık 2018

Finlandiya Eğitim Sistemini Başarılı Kılan Özellikler Üzerine (1)


[Konu Finlandiya'daki eğitim. Bunun üzerine gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan çok şey yazıldı, yazılmaya da devam ediyor. Bu makaleyi yıllar önce okumuş ve beğenmiştim. Fin eğitim sistemi, kaynaklara dayanarak ana hatlarıyla oldukça başarılı bir şekilde aktarılmıştır. Blogda okumaya uygun hale getirmek için biçimiyle oynadım. Başlıklar koydum ve kimi yerleri koyulaştırdım. Makalenin orijinal haline müdahale etmedim. Uzun kaynakça kısmını buraya almadım. İsteyen aşağıda belirtilen kaynağa giderek makalenin özgün halini okuyabilir. Sayfa sonundaki notumu da okuyunuz lütfen. DK]


 Finlandiya’nın PISA’daki Başarısının Nedenleri: 
Türkiye için Alınacak Dersler 
Yrd. Doç.Dr. Ali ERASLAN
2009

"Uluslararası karşılaştırmalı çalışmalardan biri olan PISA projesinde Finli öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma becerisi konu alanlarında 2000, 2003 ve 2006 da göstermiş oldukları üstün başarı tüm dünyada özellikle bu çalışmalarda alt sıralarda yer alan diğer OECD ülkelerinde büyük dikkat çekmiştir. Bu yüzden bu çalışmanın amacı yazarın Finlandiya’daki gözlemleri ve ilgili literatürü kullanarak, Finli öğrencilerin elde ettiği bu başarının arkasındaki eğitim sisteminde öne çıkan dört ana faktörü açıklamak ve bunların farklı bir eğitim sistemi ve sosyo-ekonomik yapıya sahip Türkiye’deki durumla karşılaştırarak Finlandiya örneğinden ne gibi dersler çıkarabileceğimizi tartışmaktır.

Bu dört ana faktör şu şekildedir:

(1) öğretmen yetiştirme programı,
(2) geleneksel okul yaşamı,
(3) kültürel olarak öğretmenlik mesleğine bakış ve
(4) hizmet içi öğretmen eğitimi.

İskenderiye Kütüphanesini Kim Yaktı?

Dilara Kahyaoğlu
2014
Canlandırma resimde İskenderiye Kütüphanesi… 19. yy,  O. Von Corven
Antik yazarlar, dünyanın ilk büyük kütüphanesinin İskenderiye Kütüphanesi olduğunu yazarlar. Bugün bu kütüphane yoktur ve nasıl yok olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte; kütüphaneyi yok eden devlet ve kişi adlarının yer aldığı bir şüpheliler listesi vardır. Bu efsanevi kütüphanenin yok olmuş olması; özellikle ilk çağ ile ilgili araştırma yapan kimseleri derinden etkileyen bir konudur çünkü eskiçağa ait birçok yazma eser yok olup gitmiştir. Eğer onlar elimizde olsaydı ilkçağ tarihi ile ilgili çok daha fazla şeyler bileceğimiz kesindir. Bugün elimizde o çağlardan kalma çok az eser vardır çoğu da orijinal kaynaktan yapılan özetler veya göndermelerdir. Tarih disiplini, yazılı kaynakların incelenmesi ile başlamıştır (“tarih yazıyla başlar”). Bu tür belgelerin eksikliği veya yokluğu ilkçağ tarihini inceleyenleri zorlayan koşullar yaratır.

Belge fetişizmi “modern tarihçilik” açısından doğru bir yaklaşım olmasa da, [1] tarih yapmak için elbette belge şarttır. Hiçbir belgenin olmadığı tarihsel dönemler için başvurulacak ana kaynak arkeolojik bulgular olmakta; onlar da olayların/olguların; tarihlerini, yerlerini, kişi isimlerini, nedenlerini ve sonuçlarını bildirme konusunda yetersiz kalmaktadır. Kısacası İskenderiye kütüphanesindeki eserlerin yok olmuş olması; araştırmacılar için paha biçilemeyecek değerde bir hazinenin kaybı anlamına gelir.

Peki, gerçekte böyle bir kütüphane var olmuş mudur? Bazı antikçağ yazarlarına bakarsak evet… Ama bugüne kadar kütüphanenin bir zamanlar var olduğunu gösteren arkeolojik kalıntılar henüz bulunamamıştır.

02 Aralık 2018

Ortaçağ ile İlgili Konuların Linkleri, Kaynakça, Sözlük ve Sınav Soruları

Dilara Kahyaoğlu
2018-Aralık
Kaynak: Ortaçağ Tarih Atlası
11. yüzyıl insanlarının (okumuşların, bilginlerin, ilgilenenlerin) dünyalarının sınırları bu kadardı,
Dünya'yı böyle algılıyorlardı.
Avrupa merkezli bakış olduğunu da ayrıca belirtelim

Konuların Linkleri

01 Aralık 2018

Haçlı Seferleri

Dilara Kahyaoğlu
1998-2018
1135 yılını gösteren  Ortadoğu Haritası
Birinci ve İkinci Haçlı Seferleri arasındaki siyasi durum...


Haçlı Seferleri; Batılı Hıristiyanların Kudüs’ü ve öteki kutsal yerleri Müslümanların elinden almak için düzenledikleri askeri seferlerdir. Tarihsel olarak ifade etmek istersek 1095 ile 1270 arasına denk düşer. Bu süre zarfında batıdan doğuya sekiz ana sefer ve 1291’den sonra da bir dizi küçük sefer düzenlenmiştir.

Haçlı seferlerine neden olan tarihsel koşullar
1. Biliyorsunuz 11. yüzyılın sonlarında Batı Avrupa bir dizi feodal krallıktan oluşuyordu. 9. yüzyıldan itibaren Avrupalılar tarım alanlarını genişletmeye başladılar - ki bunu daha çok ormanları yakarak yapmışlardır- Bu durumda artan tarım ürünlerinin etkisi ile Avrupa’da 10. yüzyılda büyük bir nüfus patlaması yaşandı. Bu durumda Avrupalıların önünde çözmeleri gereken iki ana sorun var. Biri artan tarım ürünlerini satacak başka pazarlar bulmak, ikincisi artan nüfusun yarattığı istihdam ve geçim sorunu.   O sıralarda Akdeniz ticareti İtalyanların elindeydi ama diğer Avrupa krallıkları bu durumdan göreceli bir şekilde daha az yararlanıyorlardı. Aslında gerek kıta Avrupa'sı için gerekse İtalyanlar için ana sorun Akdeniz ticaretinin daha ileri noktalara yani Doğu'ya taşınamamasıydı, çünkü Doğu ticareti Müslümanların elindeydi. Demek ki kavramamız gereken halka mallarını satmak istiyorlar, Doğu ticaretine ulaşmaya çalışıyorlar ama bu noktada önlerinde bir engel var: Müslümanlar…

30 Kasım 2018

Feodalizm veya Derebeylik

Dilara Kahyaoğlu
1998-2018
Harold, Dük William'a bağlılık yemini ediyor.
Sahne (23) Bayeux Goblen'ninden (halı) alınmıştır.
Konunun tarihçesini ve belli başlı özelliklerini anlatmadan önce sürekli kullanacağımız bazı kavramları açıklayarak konuya giriş yapacağım. Aslında Feodalizme özgü bu kavram ve terimleri açıklamaya çalışırken konuya odak noktasından girmiş olacağız.

Önce ana kavramımız olan Fief (tımar) ile başlayalım. Fief (Latincesi Feodum ya da feudum); Hizmet karşılığında bağışlanmış mülk anlamına gelir, anlaşıldığı gibi Feodalizm kelimesi de zaten bu sözcükten türetilmiştir. Demek ki ilk kavramamız gereken halka, belli bir hizmet karşılığında mülk edinilmesi… Yalnız dikkat ediniz bu mülk parayla satın alınmıyor, bağışlanıyor.
Soru: Kim bağışlıyor? Neden bağışlıyor? Hangi hizmetler karşılığı bağışlama işlemi yapılıyor?

İşte bunlar ilk anda aklımıza gelmesi gereken sorular. Konu ilerledikçe bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız.

Hristiyanlık, Kilise ve Papalık

Dilara Kahyaoğlu
1998-2018
https://www.wdl.org/en/item/4108/view/1/7/
Nürnberg Chronicle'da Meryem Ana, Çocuk İsa ile birlikte resmedilmiş.
Kitap bu görselle başlatılmış. 
Hıristiyanlık;  İsa’nın yaşamını kişiliğini, öğretilerini temel alan din olarak tanımlanabilir. Hıristiyanlık, Filistin'deki Yahudi toplumu içinde bir muhalif akım olarak ortaya çıkmıştır. İsa ve havarileri birer Yahudi idi ve Yahudilik inanışına göre beklenen “Mesih” (kurtarıcı, kutsanmış anlamında üzerine yağ sürülmüş demektir) İsa’nın kendisinden başka bir şey değildi. Elbette bu inanışa İsa ve havarileri sahipti, diğer Yahudi toplumu üyeleri ise bu inanışı öfke ve tepkiyle karşılamışlar, İsa’nın, Mesih olduğunu kabul etmemişlerdir (Mesih'in Yunancası “Hristos”tur. Hıristiyanlık kelimesi de buradan yaratılmıştır).

29 Kasım 2018

Ortaçağ'da Avrupa-Giriş

Dilara Kahyaoğlu 
1998-2018
Ortaçağ'da Floransa Kaynak: Nürnberg Chronicle

Tarihsel bir dönem olarak “Orta Çağ” terimi “Kavimler Göçü” sonrasına denk gelen bir dönemdir. Yüzyıllarla ifade edecek olursak 4.yüzyıl ile yaklaşık 15. yüzyıl arasına denk gelir.

Soru: Bu dönem, neden yeni bir Çağ olarak kabul edilmiş olabilir? Örnekler vererek açıklayınız.

İlkçağ denilen dönemin (MÖ 4000 (?) - MS 375/476) son yüzlerce yılında Güney Avrupa’ya ve tüm Akdeniz çevresine egemen tek bir devlet/imparatorluk vardı: Roma İmparatorluğu..
Roma’dan önceki uygarlıkların hiç biri böylesine bir bütünsellik sağlayamamıştı Güney Avrupa’da. Güney Avrupa coğrafi terimini özellikle kullanıyoruz çünkü tüm bu gelişmeler olurken Kuzey Avrupa halkları güneyden farklı olarak görece bağımsız ve savaşçı göçebeler (kır toplumları) olarak yaşıyorlar ve Roma tarafından “barbar” olarak isimlendiriliyorlardı. Roma’dan önce İtalya’da Etrüskler vardı ayrıca bugünkü Yunanistan'a ve Batı Anadolu kıyılarına serpilmiş durumda Yunan şehir devletleri, Akdeniz kıyılarına serpilmiş durumda Yunan kolonileri ve Fenike kolonileri vb. bulunuyordu. Bu konuları geçen sene işlediğinizi düşünerek kısaca hatırlatmak istedik.