Söyleşi: Dilara Kahyaoğlu
2005
Eğitimsen İstanbul 3 Nolu Şube’de, hepsi de birinci sınıf öğretmeni olan ve İstanbul’un merkezi semtlerindeki okullarda görev yapan; Ayşe, Necla ve Yıldız ile bir araya gelip yeni müfredatı değerlendirmeye çalıştık…
“Sorgulamayacaksınız, bunu değiştiremeyiz!”
Dilara: Öncelikle müfredatın hazırlanma süreciyle ilgili biraz konuşalım istiyorum. Örneğin, hazırlık aşamasında sizlerin de fikirleri alındı mı? Okul müdürlüğü veya başka kanallarla…
Necla, Ayşe, Yıldız: Hayır (bir ağızdan, hemen yanıtlıyorlar).
Necla: Bana göre bir emrivaki bir uygulama söz konusu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz diye ne bir anket, ne bir toplantı, hiçbir şey olmadı.
Dilara: Program taslağı geldi mi? Hani onun üzerinde düşünülsün, birlikte tartışılsın, görüşler de okul müdürlüğü aracılığıyla veya bireysel olarak gönderilsin diye…
Necla: Hayır ama program bittikten sonra iki kere kurs gördük. Aslında daha önceden de belli konularda bir çok kursa katıldık. Biz bu tip kurslara formalite gereğidir diye bakarız, aslında verenler de öyle bakıyorlar. Bununla ilgili de yapılan tek çalışma budur. İki defa kurs verdiler bize.
Dilara: Programın resmen kabul edilmesinden sonra ki süreçten bahsediyorsun?
Necla: Evet. Programı tanıtma kurslarıydı bunlar. Bu kurslardan birinde ilginç bir şey de yaşadım. Kursu veren müfettiş bir şeyler anlatıyordu, ben de bir soru sordum, bayağı normal bir soru, anlamadığım bir şeyle ilgiliydi, şu anda soruyu bile hatırlamıyorum. Müfettişin bana yanıtı “yargılamayacaksınız arkadaşlar, sorgulamayacaksınız, bunu değiştiremeyiz” şeklinde olmuştu. En ufak bir soruya bile tahammülleri yok.
